Packet Internet Groper (PING)
İnternet iletişimlerinde, TCP / IP ağlarında, hedeflere bir İnternet Kontrol Mesajı Protokolü (ICMP) yankı talebi göndererek ve bir yanıt be...
Hesabınız yok mu?
Ücretsiz Kayıt OlPazarlama, reklam, marka yönetimi ve dijital dünyadaki tüm kavramları anında bulun.
301 terim bulundu
İnternet iletişimlerinde, TCP / IP ağlarında, hedeflere bir İnternet Kontrol Mesajı Protokolü (ICMP) yankı talebi göndererek ve bir yanıt be...
Verileri adreslenmiş paketler aracılığıyla yönlendirme ve aktarma işlemi, böylece bir kanal yalnızca bir paketin iletimi sırasında meşgul ol...
Reklam verenlerin PPC modeline göre listelenen arama sonuçlarında görünmek için belirli bir ücret ödemesi. Örnek olarak; Google AdWords...
Paket [package] Bir ürünün tek bir parçasının dış görünüşü....
Paket, isim ve ambalaj testleri [package and brand name test] Marka isminin logosunun ve ambalajının tüketici algılayışında tetikleyici bir ...
Paketleme ve marka adı araştırmaları [package and brand name research] Markalama ve ambalajlama stratejisi dahilinde tüketicilerin davranışl...
Paketlenmiş ürün [package good] İmalatçı tarafından sarılmış bir ürün, özellikle paketlenmiş meyve gibi geniş çapta kullanılan ve sıklıkla t...
Paketten numune alma (Bulk breaking): Malların toplu miktarlarda satın alınması ve daha sonra diğer alıcılara daha küçük miktarlarda yeniden...
Michel Foucault tarafından önerilen, gözetleme yöntemlerinin iktidardakiler tarafından kontrolü sürdürmek için kullanıldığı fikri. Terim, Je...
Tüketici satın alımlarının niteliğini, kalitesini ve miktarını ortaya çıkarmak için bir araştırma tekniği tasarlanmıştır. Ev sahiplerinden o...
Paper (kağıt cüzdan) cüzdanlar Bitcoin cüzdanlarınızın Genel Anahtar (public key) ve Özel Anahtar (private key) kodunuzun yazılı olduğu kağı...
Para Birimine Dayalı Örnekleme (Monetary Unit Sampling): Daha çok mali denetimde kullanılan bir metottur. Para birimine dayalı örnekleme, ka...
Bir ülkenin para biriminin değeri diğer para birimlerine göre düştüğünde. Eskisine göre daha az yabancı para satın alıyor. Buna karşılık, ih...
Yunanca para (benzer) ve deiknunai (göstermek) kelimelerinden türetilmiş olan paradigmayı bir alandaki yazılı ve yazılı olmayan kuralların t...
1. Çelişkili görünen, ancak bir şekilde doğru olabilen ifade veya olay; 2. Herhangi bir döngüsel ifade (hangisi önce geldi, tavuk mu yumurta...
Ürünlerin rekabete göre fiyatlandırılması....
Tüm olayların aynı zaman aralığında meydana geldiği bir sürece ilişkin olarak, her biri ayrı ama benzer bir işlevsel birim tarafından ele al...
Bir bilgisayarın, ayrı kablolar üzerinde aynı anda gönderilen birkaç bitten oluşan verileri ilettiği veya aldığı bir erişim noktası....
Belirli bir uygulama için sabit bir değer verilen ve uygulamayı ifade edebilen bir değişken. 2. Ortak Kullanıcı Erişimi (CUA) mimarisinde, s...
Paranın zaman değeri (TVM), potansiyel kazanç kapasitesi nedeniyle şu anda sahip olduğunuz paranın gelecekte aynı meblağdan daha değerli old...
Paranın özellikleri (characteristics of money): Dayanıklı (fiziksel ve sosyal olarak), bölünebilir (bir öğenin maliyetine uygun artışlara bö...
Parasal aktarım mekanizması (Monetary transmission mechanism): Parasal değişkenlerin toplam talebi, çıktı açığını ve enflasyonu hangi kanall...
Parasal aktarım mekanizması; parasal değişkenlerin toplam talebi, çıktı açığını ve enflasyonu hangi kanallarla ve ne ölçüde etkilediğini gös...
1. Bir izleyici ile ekrandaki bir karakter arasında sıklıkla gelişen hayali bir ilişki; 2. Uzaktan sosyal ilişkiler. Medya tarafından cesare...
Paravan şirket (Shell corporation): Yapılan asıl işi gizlemek ve dışarıya karşı legal bir iş yapıyormuş gibi görünmek için kurulan göstermel...
80/20 kuralı olarak da bilinir. Bir ürün veya hizmet alımlarının yüzde 80'inin pazarın yüzde 20'si tarafından yapıldığı bir piyasa koşulu. B...
İmar yasalarına göre ayrılıp sınırlanmış arazi parçasıdır....
İmar mevzuatı gereğince, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde imar kanununa göre ilk kez yapılan veya istek üzerine gerçekleştirilen...
Parsiyel Sevkiyat (Partiel Shipment): Uluslararası taşımacılıkta, varışı aynı güzergah olan, bir tır/konteyner gibi aracın tamamı yerine bir...
Parti promosyonları (Party promotions): Arkadaş ve tanıdıklar için özel kahve sabahları ve partiler düzenleyen, büyük ölçüde ev sahiplerinde...
Tipik bir izleyicinin medya temsillerini pasif ve düşüncesizce kabul ettiği görüşü...
Sahte bir ad, logo, ticari marka veya paket kullanarak bir ürünü pazarlamak, müşterileri sunulan ürünün başka bir tedarikçi olduğunu düşünme...
Yıldız işareti (*) veya soru işareti (?) Gibi özel bir karakter, bir veya daha fazla karakteri temsil etmek için kullanılabilir. Herhangi bi...
Paydaşlar [partners] Yakın ve uzak paydaşlar olarak sınıflandırılabilir. Yakın paydaşlar, kişiyi yakından etkileyen kişilerden oluşur. Bunla...
Paylaşım Ekonomisi (Dayanışma Ekonomisi, İşbirlikçi Ekonomi): Paylaşım ekonomisi, yeterince kullanılmayan varlıkların veya hizmetlerin çevri...
Paylaşımcı pazarlama programı [affiliate marketing program] İnternette reklam veren ve mecra sahiplerinin anlaşmasına ve bunun üzerine alaca...
Pazar [market] Pazar; “alıcı ile satıcının karşılaştığı yer”, “herhangi bir malın fiyatını belirleyen şartlar”, “bir mal veya hizmete olan t...
Pazar alanı potansiyeli [market area potential] İşletmeler en iyi bölgeyi seçmek ve bu bölgeler arasında pazarlama bütçelerini optimal olara...
Hedef kitlenizin üyeleriyle gerçekten konuştuğunuz pazar araştırması, pazar araştırmasının önemli bir parçasıdır. Bunu sizin için yapması iç...
Pazar bölümleme [marketing segmentation] Heterojen bir pazarı benzer ihtiyaçlar ve isteklere göre homojen kısımlara ayırmak, bölümlemek. Baş...
Pazar dinamikleri, piyasayı etkileyen faktörler anlamına gelir. İktisat teorisinden, arz, talep, fiyat, miktar ve diğer spesifik terimler ol...
Pazar doygunluğu, bir pazardaki bir ürün veya hizmetin hacmi en üst düzeye çıkarıldığında ortaya çıkan bir durumdur. Doygunluk noktasında, b...
Pazar geliştirme [market development] Üreticinin mevcut ürünleri için yeni pazarlar veya tüketici grupları bulma yoluyla rakibe bulaşmadan s...
Sınai ve/veya ticari şirketlerce ihracat amaçlı olarak gerçekleştirilen yurt dışı pazar araştırması gezilerine ilişkin giderlerin karşılanma...
Pazar göstergeleri (Market indicators): Bireysel, ulusal veya uluslararası piyasalardaki, araştırmalarla ortaya çıkan ve yönetimin karar ver...
Pazar gücü, bir şirketin arz, talep veya her ikisini de düzenleyerek pazardaki bir ürünün fiyatını manipüle etme yeteneğini ifade eder. Piy...
Bir ürün veya hizmet için arz ve talep arasında var olan ve sonuçta neye mal olacağını belirleyen matematiksel bir ilişki...
Pazar hedefleme [market targeting] Tüketici gruplarının oluşturduğu her bölüm veya segmentin ticari açıdan değerlendirilerek, çekici (cazip)...
Pazar kabulü (Market acceptance): Bir ürün veya hizmetin, üreticinin onu üretmeye devam etmesi için yetersiz talep olduğu bir durum. Bu, ürü...
Pazar kapsama stratejisi [market coverage strategies] Pazarın tanımlı, belirlenen alanına odaklanmayı amaç edinen, tüm ürünleri tek bir paza...
Pazar kategori modeli [market category model] Pazar payı yükselmesi hedeflenen herhangi bir pazar ya da pazar segmentidir....
Pazar kolaylığı [market affinity] Hedef kitlenin benzer ürün kategorileri arasında zihinlerinde kurdukları yakınlık. Birlikte tüketebilirler...
Pazar konsantrasyonu [market concentration] Bir pazarda gerçekleştirilen üretimin veya satışların çok az sayıdaki kurum tarafından yapıldığı...
Pazar konumlandırma [market positioning] Hedef tüketicilerin zihninde rakip markalara göre belirgin, farklı ve arzu edilir bir yer edinilmes...
Pazar kristalleşmesi [market crystallization] Çok bilinmeyen pazarlarda tüketici gereksinimlerini tam olarak ortaya çıkarabilmek amacıyla ve...
Pazar lideri, belirli bir pazarın toplam satış gelirinin en yüksek yüzdesine sahip olan bir ürün, marka, şirket, organizasyon, grup adı olab...
Pazar malı [market product] Markasız, taklit ya da markalı ucuz ürünleri ifade eder....
Pazar meydan okuyucusu [market challenger] Pazar liderini takiben en yüksek pazar payına sahip markanın pazar payını arttırmaya yönelik çalı...
Pazar olarak devlet [state as a market] Dünyanın hemen her yerinde devletler çok büyük tutarlarda ürün ve hizmetlerin satın alıcısı konumund...
Pazar oryantasyonu, tüketicilerin ihtiyaç ve isteklerini belirlemeye ve onları tatmin eden ürünler yaratmaya öncelik veren bir iş yaklaşımıd...
Pazar payı, belirli bir şirket tarafından üretilen bir sektördeki toplam satışların yüzdesidir. Pazar payı, şirketin dönem içindeki satışlar...
Pazar payı büyüme matrisi [target market matrix] Her SİB’den sağlanan kâr ve elde edilen nakdin mamulün pazar payı ile ilgili olduğu ve ilke...
Pazar payı segmenti [share of segment] Pazar payının segment bazında (%) ifadesi. Sadece belli bir segmentte başarılıysak yönetim kurulunun ...
Bir şirketin önceden belirlenmiş bir süre boyunca bir pazarda elde edebileceği pay tahminidir. Bu terim aynı zamanda bir şirketin uygun çaba...
Pazar potansiyeli araştırması [market potential research] Yeni bir ürünün pazara sürülüp sürülmemesi gerektiği konusunda yapılan araştırmala...
Pazar profili [market profile] Bir pazarın kapasite, demografik, ekonomik, sosyolojik ve psikografik tüm özelliklerine göre tanımlanmış hali...
Pazar rakibi [market challenger] Meydan okuyan rakip olup, genelde pazar liderine saldırandır....
Pazar bölümleme teorisi, uzun ve kısa vadeli faiz oranlarının birbiriyle ilişkili olmadığı teorisidir. Ayrıca kısa, orta ve uzun vadeli tahv...
Pazar Segmenti (Market segment): Bir pazarın müşterilerin belirgin davranışlarına ve ihtiyaçlarına göre belirlenmiş alt bölümü...
Pazar selesi analizi [market basket analysis] Ürünlerin diğer ürün alımlarını da teşvik edici düzeyde olması ve bu şekilde ürünlerin belli b...
Pazar selesi fiyatlandırması [market basket pricing] Fiyatlamaların diğer ürünleri de teşvik edici düzeyde olması ve bu şekilde ürünlerin be...
Pazar seviyesi üstü fiyatlandırma [above the market pricing] Ürün veya hizmetin benzeşik malların üzerinde fiyatlandırarak satılması stratej...
pazar takipçisi [market follower] Daima pazar liderini takip eden, ürün gelişimi, satış anlamında izleyici olan diğer marka....
Pazar teklifi [market offering] Arzu veya gerek tatmin etmek üzere pazara sunulan ürün, hizmet, bilgi ve deneyim bileşimi....
Pazar temelli satış örgütü [sales organization specialized by market] Pazar türlerinde uzmanlaşmış, tüketici tanıyan, şirket içinde istihdam...
Pazar testi (Market test): Bir ürünün deneme amaçlı olarak sınırlı sayıda pazara sürülmesi....
Pazar testleri [market test] Yeni ürün penetrasyonunda pazarın küçük bir kesimine bir test yapılması. Pazar testleri, bir ürünün, fiyat, kal...
pazar uygunluğu [market fit] Ürün ya da hizmetin üreticinin elindeki pazarın ihtiyaçlarının karşılama oranını ifade eden kavramdır....
Pazar yapısı [market structure] Pazarda yer alan alıcı ve satıcıların sayıları, büyüklükleri ile ilgili yapısal konular. İşletmelerin davran...
Pazar yayılması [market coverage] Tekelden dağıtım, yoğun dağıtım ve seçimli dağıtım unsurlarını içeren yayılma durumu....
Pazar yönelimli sanayi [market oriented industry] Ulaşım ve kanal maliyetlerini düşürmek için pazara yakın yerlerde kurulan sanayi....
Pazar yönlülük kavramı [market oriented concept] Pazar yönlülük kısaca, modern pazarlama yaklaşımının sadece pazarlama bölümünde değil, tüm ...
Pazar çekiciliği [market attractiveness] Bir markanın pazar büyüklüğü ve hayat döngüsü evresi gibi pazar faktörlerine, teknolojik, rekabet, ...
Pazar çeşitlendirme [market diversification] Bir organizasyonun mevcut ürün, hizmet ve pazarlarından farklı bir pazarda hareket etmesi, yeni...
Pazar önceliği [preempt] Pazarda öncelik elde etmek. Yeni bir rakip ürüne karşı veya mevcut rakibin beklenen bir hareketine karşı önceden te...
Pazar öngörüleri [market forecasting] Pazar talebi, pazar tahmini olarak adlandırılır. Pazar öngörüleri, beklenen pazar talebini gösterir, m...
Tüketicileri daha hızlı ve daha fazla sayıda satın almaya teşvik etmek için bir ürünün fiyatının atılması. Bir ölçü, genellikle bir ürün vey...
Pazara girme [access to market] Planlama neticesinde pazara girme durumunu ifade eden kavram....
Pazara nüfuz etme fiyat politikası [penetration price policy] Esnek pazarlarda pazar payını süratli bir şekilde artırabilmek amacıyla giriş ...
Pazara nüfuz etme fiyatlandırması (Penatration pricing): Olabildiğince fazla tüketicinin denemesini sağlamak için bir markayı düşük fiyatla ...
Pazara nüfuz etme stratejileri [market penetration strategies] Pazarlama terimleri içinde, pazara girme, pazarda yer etme anlamında kullanıl...
Pazara saldırı [flanking] Eksik pazarlarda, sorunlu işletmelerin pazar payına sahip olduğu ortamlarda rakiplerin misilleme güçlerinin olmadı...
Pazara sürme [commercialization] Ürün ya da hizmetin sunum pazarlarında sınanmasının gerçekleştirilmesinden ve onay alınmasından sonra kitle...
Pazara yeni giriş [market rollout] Yeni bir pazara girme süreci, bir malın pazarda kazandığı pay olarak nitelendirilir. Bu anlamda ürünle il...
Pazara yerleşme [market placement] Mevcut ürünlerin mevcut pazardaki payının genişletilmesi girişimleridir. Büyümesini tamamlamamış (doygunl...
Pazarda yer edinme amaçlı [market positioning pricing] Pazar payı kazanmak amaçlı düşük fiyat....
Pazarlama [marketing] Doğal kaynaklardan yararlanılarak üretilen ürün ve hizmetlerin en son tüketicinin eline geçene kadar gerçekleştirilen ...
Pazarlama alanı [marketing area] Pazarın tanımlandığı alan....
Pazarlama analizi (Marketing analytics): Pazarlama etkinliğinin ölçülmesinde veri odaklı bir yaklaşımdır. Pazarlamacılar sosyal medya, web f...
Pazarlama aracısı [marketing intermediary] Pazarlama mekanizması içinde yer alan tüm 3. parti şirketleri ifade eder....
Pazarlama araştırması [marketing research] Belli bir ürün için talebi, hedef kitleyi ve diğer pazar değişkenlerini seçmek amacıyla yapılan, ...
Pazarlama araştırması müdürü [marketing research manager] Karar verme aşamalarında; planlama, sorun çözme ve istihbarat konusunda görevli ol...
Pazarlama avantajı [marketing advantage] Bir markanın pazarlama uygulamaları ve vizyonu sayesinde müşterilerin ihtiyaç ve isteklerinin daha ...
Ağ pazarlaması, yarı zamanlı, esnek işletmeler arayan kişiler arasında çok popüler olan bir iş fırsatı türüdür. Avon, Mary Kay Cosmetics ve ...
Pazarlama Bilgi Sistemi (PBS) [Marketing Information Systems (MIS)] Pazarlama Bilgi Sistemi (PBS), pazarlama kararları için gerekli bilgiler...
Önceden tanımlanmış bir dönem için bir şirketin pazarlama faaliyetleri için finansman tahsisi; genellikle bir yıl. Bütçeleme, pazarlama ilet...
Pazarlama bütçesi yüzde yöntemi [percentage of marketing budget method] Bir ürün ya da hizmetin o yılki cirosunun toplamının pazarlama bütçe...
Pazarlama denetimi (Marketing audit): Bir şirketin pazarlama çevresinin, amaçlarının, stratejilerinin, etkinliklerinin ve personelinin siste...
Önceden tanımlanmış bir süre boyunca bir şirketin pazarlama faaliyetleri hakkında veri toplama tekniği. Normalde, gelecek bir kampanya için ...
Pazarlama etiği [marketing ethics] Tüm pazarlama faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi aşamasında dürüstlük ve iyi niyet kurallarına göre harek...
Pazarlama etkinliği [merchandising event] Genelde müşteri ile yüz yüze yapılan defile, sergi, ürün tanıtımı gibi gösterilerdir....
Pazarlama faaliyeti [merchandising] Perakendecilikte ürün ya da ürün hatlarıyla ilgili stratejik yönetim sürecidir. Ürünün satış noktasındak...
Pazarlama gidişatı [marketing conduct] Pazarlama karması değişkenleri ile ilgili kararlarının ve karar verme süreçlerinin değerlendirilmesi ...
Pazarlama halkla ilişkileri [marketing public relations] Bilinçlenen tüketici, yoğun rekabet, marka saygınlığı ve doğru yerde, doğru zamanda...
Pazarlama hataları [marketing errors] Fiyat, dağıtım, satış, ambalaj gibi sorunlardan kaynaklanan başarısızlıklardır....
Pazarlama hizmetleri [marketing services] Promosyon çalışmalarını yönlendiren, pazarlama ile ilgili araştırmalar yapan gibi satış işlemi har...
Pazarlama hizmetleri departmanı [marketing services department] Özellikle çok markalı organizasyonlarda pazarlama faaliyetlerini düşük maliy...
Pazarlama hizmetlerinin devreye alınmasından ve yürütülmesinden sorumlu bir şirket yöneticisi...
Pazarlama iletişimi ürün, hizmet veya fikirleri tanıtmaya yönelik tutundurma faaliyetlerine verilen isimdir. Pazarlama iletişimi faaliyetler...
Pazarlama iletişimi (Marketing communication): Hedef pazarları bir ürün hakkında bilgilendirmeyi ve o ürünü satın alma kararını etkilemeyi i...
Bazı organizasyonlarda reklam veya tanıtım direktörü olarak kullanılan başka bir başlık; genellikle bir şirketin tüm marcom etkinliklerinden...
Pazarlama iletişimi stratejisi markanın amaç ya da sorunları doğrultusunda geliştirmiş olduğu pazarlama stratejilerinin iletişimlerine yönel...
Pazarlama inovasyonu [marketing innovation] Ürün ve hizmetler pazara sunulmak amacıyla geliştirilir ve üretilir. Ürün ve hizmetlerin daha ço...
Pazarlama istihbarat sistemi [marketing intelligence system] Bir firmanın pazarlamaya yönelik karar verme durumunda ihtiyaç duyulan firma iç...
Pazarlama kampanyaları, televizyon, radyo, basılı ve çevrimiçi platformlar gibi farklı medya türleri aracılığıyla ürünleri tanıtır. Kampanya...
Bir şirketin ürün ve hizmetlerinin müşterilerine nasıl ulaştığı. Buna toptancılar, perakendeciler, doğrudan pazarlama yolları ve İnternet da...
Pazarlama kanalı [marketing channel] Pazarlamada dağıtım kanalları, bir ürün veya hizmetin üreticisinden tüketiciye ulaşana kadar izlediği s...
Pazarlama karar destek sistemi [marketing decision support system] Karar alma, karar alıcı tarafından belirlenen amaçların gerçekleştirilebi...
Pazarlama karar değişkenleri [marketing decision variables] Pazarlama sürecinde tüm pazarlama karar değişkenleri birlikte ele alınıp uygun k...
Pazarlama karması, kapsamlı bir pazarlama planının parçası olarak birden çok odak alanını içerir. Terim genellikle dört Ps olarak başlayan o...
Pazarlama kavramı [marketing concept] Ticari işletmeler mal ve hizmet üretip satan ve bunun sonucu kâr elde eden ekonomik birimlerdir. İşte ...
Pazarlama kaynak yönetimi [marketing source management] Pazarlama aktivitelerinde kullanılan kaynakların analizi, planlanması, geliştirilmes...
Bir şirketin pazarlama misyonu beyanı; pazarlama politikasının arkasındaki temel motivasyon. Doğru bir şekilde uygulandığında, bir pazarlama...
Pazarlama kontrolü [marketing control] Stratejik pazarlama planlamasının bir adımı ve gereği olarak, pazarlama hedeflerinden hareketle bekle...
Pazarlama maliyet analizi [marketing cost analysis] Ürün ya da hizmetlerin pazarlanması sırasında ürün geliştirme, fiyatlandırma, tutundurma...
Her şirket, ürünlerini ve hizmetlerini sunarken dikkatli ve iyi düşünülmüş bir işi yapan "literatüre", basılı parçalara ihtiyaç duyar: katal...
Pazarlama miyopluğu [marketing myopia] Organizasyonlarda planlama eksikliği ya da piyasa koşullarını bilmeme gibi nedenlerden dolayı işletme...
Pazarlamacıların reklam kaynaklarından en iyi şekilde nasıl yararlanacaklarını değerlendirmelerine olanak tanıyan, genellikle özel olarak ta...
Pazarlama planlarının, prosedürlerinin, kampanyalarının ve bunların olası sonuçlarının test edilmesi. Genellikle bu, modeldeki her öğenin de...
Pazarlama modifikasyon [marketing modification] Yeni bir tüketici kitlesine hitap etmek için, pazar payı için işletmelerin pazarlama süreç v...
Pazarlama odaklı halkla ilişkiler [marketing oriented public relations] Satışı ve müşteri memnuniyetini teşvik eden, şirketleri ve ürünleri ...
Pazarlama odaklı şirket [marketing oriented company] Yaşamsal enerjisini pazarlama etkinliklerinden alan ve bu doğrultuda vizyonunu teşkil e...
Pazarlama ortamı [marketing environments] Firmanın hedef pazardaki tüketiciler ya da alıcılar ile olan ilişkilerini başarılı bir şekilde sür...
Şirket içi veya dışı pazarlama operasyonlarını destekleyen özel profesyonel hizmetler. Bunlar şunları içerir: reklam yaratıcı ve üretim f...
Pazarlama planı [marketing plan] Bir markanın yönünü belirleyen, hedeflerinin ve tüm faaliyet detaylarının bütçeleriyle birlikte yer aldığı ...
Pazarlama sahtekarlığı [Marketing Fraud], mali kazanç için yanlış veya yanıltıcı tanıtım iddiaları yapmak için yasa dışı bir uygulamadır. Bu...
Pazarlama sinerjisi [marketing synergy] Pazarlama karmasının tüm üyelerinin maksimum sonuç için bir arada çalışması durumu....
Pazarlama sistemi [marketing system] Pazarlama çevresinin tümü olup, mekanizma içinde üretici, toptancı, perakendeci, reklamcı vs. diğer paz...
Pazarlama stratejisi kavramı [marketing strategy concept] Strateji, şirketin amaçlarına ulaşmak için oluşturduğu yaklaşımdır. Bir başka deyi...
Pazarlama stratejisi seçenekleri [marketing strategy choices] Pazarlama stratejileri çok değişik modellerle incelenmektedir. Girişimcilerin ...
Pazarlama tehdidi [marketing thread] Organizasyonun hedeflerine ulaşmak konusunda maruz kalacağı muhtemel tehditler, özel pazarlama koşullar...
Pazarlama teşvikleri [deal] En dar anlamda bir pazarlama aracı olarak müşterinin satın alma davranışını, kararını etkileme ve bu süreci hızl...
Pazarlama unsurları [marketing tool] Pazarlamada kullanılan ve tutundurma karmasını da içeren tüm etkinlikler....
Pazarlama uygulaması [marketing implementation] Stratejik pazarlama hedeflerini gerçekleştirmek için hazırlanan planın fiili olarak uygulanm...
Pazarlama ve Kamuoyu Araştırmacıları Derneği [Marketing and Public Opinion Association] Neredeyse tüm pazarlama iletişimi alanlarına ve mark...
Pazarlama verimliliği (Marketing productivity): Pazarlama etkinlikleri ile elde edilenlerin yapılan tüm maliyetlere oranlanması....
Pazarlama yoluyla katma değer [value added by marketing] Ürün, hizmet ya da marka değerinin, bunlara ilişkin gerçekleştirilen pazarlama faal...
Pazarlama yönetimi [marketing management] Firmanın mevcut ve elde edilebilir fiziksel, beşeri ve finansal kaynaklarını, bir yandan ulaşılmak...
Pazarlama yönetimi (Marketing management): Pazarlama amaçlarını oluşturma, eylemleri planlama, uygulama, amaçlara ulaşma düzeylerini ölçme v...
Bir pazarlama veya reklam kampanyasını şekillendirmek için kullanılabilecek bir pazar hakkında toplanan bilgiler...
Pazarlama ürün yönetimi [marketing product management] Pazarlama ve satış operasyonlarında müşteriye sunulacak ürünlerin tasnifi, detay bilg...
Pazarlamada açık problem [marketing open problem] Problem kendisini açıkça gösteriyorsa, örneğin işletme satış miktarlarındaki düşüklükten ş...
Pazarlamada gizli problem [marketing secret problem] Satış elemanlarının moralinin iyi olmaması, sonuçta satış çabalarının azalmasına yol aç...
Pazarlamama [demarketing]: Düşüş sürecini geride bırakan ürünün artık kârlılık sağlamaması sonucu ürünün üretimine son verip, artık pazara s...
Pazarlamanın sosyal etkisi [social impact of marketing] Pazarlamanın toplumun sosyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarını olumlu veya olumsuz dış...
Pazarlamasız pazarlama [unmarketing] Antipazarlamacı pazarlamadakine benzer gerekçelerden yola çıkarak pazarlamanın aşırı veya kötüye kullan...
Pazarlar arası bölümlendirme [intermarket segmentation] Farklı pazarlarda bulunan ancak benzeşik satın alma davranışlarına ve ihtiyaçlara sa...
Pazarlık [bargain / haggle] Bir alışverişte tarafların kendileri için en elverişli fiyatı karşısındakine kabul ettirmek amacıyla yaptıkları ...
Pazarlıklı fiyat [bargained price] Pazarlıklı ya da değişken fiyat politikasında ise, aynı koşullarla alım yapan müşterilere değişik fiyatla...
Pazarlıklı mal [bargain basement] Kelepir, çok ucuz mal....
Pazarlıklı ürünler [bargain basement] Mağazalarda genellikle depo ve bodrum katlarında bulunan ve indirimli ürünlerin satıldığı bölümdür. Bu...
Pazarlama stratejisi, pazarlama karışımındaki (qv) bir dizi önlem kullanılarak maksimum kapsama ulaşmak için tasarlanmıştır. Hiçbir ürün son...
Pazarın büyüme potansiyeli [Market Expansion Potential (MEP)] Pazar araştırmalarında söz konusu edilen söz konusu pazarın genişleme potansiy...
Pazarın cevabı [market response] Pazarlama iletişimi etkinlikleri sonucunda satış, pazar payı gibi kimi hedeflerin tutturulmasıdır....
Pazarın kaymağını alma politikası [skimming price policy] Pazarda henüz rakip yokken, bir an önce satışla yatırımın geri döndürülmesi süreci...
Pazarın kaymağını hedeflemek [market leader pricing] Başlangıçta pazara yüksek fiyatla girip zaman içinde fiyatı düşürerek pazara yayılmak....
PDE [promotion service personnel] (Kısaltma) Promosyon destek elemanı....
PDF [Portable Document Format ] (Kısaltma): Taşınabilir Belge Biçimi standardı. Adobe Acrobat’ın Portable Document Format’ına (taşınabilir d...
Pekiştirme etkisi (Reinforcement effect): Medyadaki belirli türden eylemlere, özellikle de şiddet içeren eylemlere maruz kalmanın, bazı kişi...
Pekiştirme reklamları [reinforcement advertising] Ürün ya da hizmeti satın almış ve memnun kalmış tüketiciler üzerinden içerik üreten ve ası...
Pelikül [pellicle] Fotoğraf çekimlerinde ve her türlü hareketli çekimde kullanılan ışığa duyarlı bir maddenin üstünü kapladığı özel bir kâğı...
Pelür-tül kâğıt [tissue] Düzeltmelerin yapılabilmesi için reklam taslağının, basım mastarı vb. çalışmaların üstüne örtülen, giysileri paketl...
Pembe dizi [soap opera] Çoğunlukla gündüz yayınlanan ve sürekli bir öyküyü bölümden bölüme geliştirerek aynı karakterlerle sürdüren radyo/ ...
Penetrasyon fiyatlaması [penetration pricing] Kısa zaman içinde maksimum pazar payı elde etmek için kullanılan, genelde bir malın lansman dö...
Penetrasyon fiyatlandırması [Penetration Pricing], işletmeler tarafından ilk teklifi sırasında daha düşük bir fiyat sunarak müşterileri yeni...
Penetrasyon pazarı [penetration market] Reklam kanalından kitleye ulaşımın miktarı....
Reklamcılıkta, potansiyel pazarın bir bölümünde bir şirketin ürünlerini tanıtmaya yönelik bir plan...
Penetrasyon öncesi test [prelaunch test] Pazara penetre etmemiş ürün ya da hizmetin pazar sonrası muhtemel algılarını test etmek amacıyla ge...
Perakende [retail] Son tüketicilere veya alım amacı ticari kâr sağlamak olmayan kuruluşlara yapılan ürün ve hizmet satışıdır. Malların teker...
Perakende denetim araştırmaları [dealer, retail or store audit researches] Zincirdeki tüm mağazaların devamlı olarak katıldığı; ilgili mağaz...
Bir perakendecinin pazarlama ve perakende stratejileri ve taktiklerini değerlendirmek için perakende satış noktalarının denetimi. Satış hacm...
Perakende endüstrisi [merchandising industry] Perakende odağında kurulan ve buna ilişkin aktörleri içinde barındıran sektördür. Uluslararası...
Ortak bir afiş veya marka altında ürün satın almak ve perakende satış yapmak için kaynaklarını bir araya getiren bir grup bağımsız perakende...
Perakende mağazacılık [store retailing] Perakende mağazalar yoluyla yapılan satış. Perakende mağazalar yoluyla yapılan satışın planlanması; ...
Perakende paneli [retail panel] Panel araştırması, kategori / ürün / ürün özelliği / ürün modellerinin, belirlenmiş satış kanallarındaki per...
İşletmede müşteriyi odak noktası olarak ele alan ve pazara duyarlı yönetim üzerinde duran ortak bir değer sistemidir....
Perakende ticaret [retail trade] Perakende kelimesi, parçalara ayırmak anlamına gelir. Perakendeci de malları küçük miktarlar halinde satan ...
Perakendeci (Retailer): Nihai tüketicilere satış yapan aracı kişi ya da kuruluş....
Perakendeci iletişim karması [retailing communication mix] Perakendeciler müşterileriyle reklamlar satış geliştirme halkla ilişkiler ve kişi...
Perakendeci karması [retailing mix] Mağaza yönetimlerinin ticari amaçla alınan ürünlerin satın alınmasından satış sonrasına kadar devam eden...
En geniş anlamıyla takasla birlikte başladığı söylenebilir. Daha dar anlamda ticari bir etkinlik biçimini kazanması ise seyyar satıcıların ü...
Dergi, broşür ve kitapçıkları ciltlemek için bir teknik. Katlandıktan sonra sayfalar kesilir ve sırta yapıştırılır. Kapak yapıştırıcı ile çe...
Performans analizi veya değerlendirme olarak da adlandırılır. Pazardaki bir ürünün performansının pazarlama planına, hedeflerine ve performa...
Kamu kaynaklarının etkili ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesini ve kullanılmasının sağlanmasını, kamu idarelerinde mali saydamlık ...
Sizin için çalışan herkesin, onlardan beklentilerinizle karşılaştırıldığında nerede durduklarını ve nasıl yaptıklarını bilmesi gerekir. Birç...
Projelere ilişkin nicel bilgiler üreten ve proje hedeflerinin açık ve ölçülebilir şekilde tanımlanmasını sağlayan ölçeklerdir....
Kamu idarelerinin stratejik planda yer alan amaç ve hedeflere ulaşmak için program döneminde gerçekleştirmeyi planladıkları çıktı-sonuç odak...
Performans Kıyaslaması (Performance Benchmarking): Kuruluşların performansını ya da farklı faaliyet birimlerinin ya da tek bir kuruluşun yer...
Bir kamu idaresinin program dönemine ilişkin performans hedeflerini, bu hedeflere ulaşmak için yürütecekleri faaliyetler ile bunların kaynak...
A Accountability : Hesap Verme Sorumluluğu Accounting Controls : Muhasebe Kontrolları Accounting Officer : Mali Yönetimden Sorumlu Üst Düzey...
Bir bilgi sisteminin yanıt verebilirliğini, kullanılabilirliğini, kullanımını ve maliyetlerini ölçme, ölçme, raporlama ve kontrol etme sürec...
Söylem teorisinde ve pragmatik dilbilimde, bir şeyin performansını veya en azından bir şey yapma isteğini gösteren bir kelime veya ifade. Bi...
Uygulama programlarını çalıştırmak için bir uygulama programlama arabirimi (API) sağlayan, ancak SSCP işlevleri sağlamayan ve ağ yapılandırm...
Periyodik yeniden sipariş sistemi (Periodic reordering systems): Stokları gözden geçirme ve eksikleri sipariş verme dönemlerinin sabit kaldı...
Doğal sistemleri örnek alan bir tasarım bilimidir. Bill Mollison, David Holmgren ve çalışma arkadaşları tarafından 1970’li yıllarda geliştir...
Tasarım problemlerini tanımlayabilmek ve bu problemlere çözüm tasarlayabilmek amacıya, kullanıcı araştırmalarından....
Görüntüleri (insanların, nesnelerin) görsel algıya göründüğü gibi temsil etme tekniği. Eski Yunanlıların iki boyutlu yüzey çizimlerinde deri...
Kullanıcıların İnternet tabanlı e-ticaret hizmetleri dahil olmak üzere çok çeşitli ağ tabanlı hizmetlere erişebildiği bilgi araçlarını deste...
Bir pazarın konu olduğu altı etkinin popüler kısaltması: Siyasi (Political) Ekonomik (Economic) Sosyal (Social) Teknolojik (Technological) ...
(1930–2002) Fransız sosyolog, kültürel sermaye kavramını ele alış biçimiyle tanınmaktadır. Anahtar çalışmaları arasında sens pratique (1980;...
Pin, Pinterest'teki bir gönderinin adıdır. Her Pin bir resim ve bir açıklamadan oluşur. Bir Pin tıklandığında, kullanıcıları resmin kaynak U...
Bir piramit şeması [Pyramid Scheme], ağ pazarlamasının hiyerarşik kurulumuna dayanan yasadışı bir yatırım dolandırıcılığıdır. En ünlü pirami...
Yön değiştirme (Pivot): girişimcilik açısından yön değiştirme kavramı, stratejide yapılan değişikliğe işaret etmektedir. Startup’ların büyük...
Alıcı ve satıcıların oluşturduğu bir mübadele ağıdır. Piyasa türleri şu şekilde ifade edilebilir; Ayı piyasası: Borsada kötüms...
Piyasa Denetimi (Controls): Pazarlamaya uygulanan yasal araçların, parlamento kanunlarının, emirlerin ve düzenlemelerin sayısı sürekli olara...
Piyasa değeri, bir şirketin ödenmemiş hisse senetlerinin toplam dolar piyasa değeri anlamına gelir. Genellikle "piyasa değeri" olarak adland...
Piyasa döngüleri olarak da bilinen piyasa döngüleri, farklı pazarlarda veya iş ortamlarında ortaya çıkan eğilimlere veya kalıplara atıfta bu...
Piyasa ekonomisi [market economy] Piyasa ekonomisi, kendi kurallarına göre işleyen bir piyasalar sistemi demektir. Ekonomik hayatın tümünü, ...
Piyasa koşulu için şunlar söylenebilir: (a) Belirli bir hisse senedi fiyatına veya bir hisse senedi opsiyonunda belirli bir içsel değ...
Piyasa güçlerinin herhangi bir dış müdahale veya dayatma olmaksızın (hükümetler, denetim kurumları, çıkar grupları vb.) İvme kazanmaları ger...
Piyasa portföyü, yatırım evreninde bulunan her türlü varlığı içeren teorik bir yatırım paketidir ve her bir varlık, piyasadaki toplam varlığ...
Piyasa riski, genellikle toplam portföy varlıklarının yüzdesi olarak ifade edilen belirli bir güvenlik, piyasa sektörü veya endüstri türüne ...
Piyasa yaklaşımı, bir varlığın değerini benzer varlıkların satış fiyatına dayalı olarak belirleme yöntemidir. Maliyet yaklaşımı ve indirgenm...
Piyasa yapıcılığı sistemi (Primary dealership): Birincil piyasa işlemlerinde etkinliği artırmak, ikincil piyasaların işleyişini kolaylaştırm...
Piyasadan bağımsız stratejisi, belirli bir piyasa riskinden tamamen kaçınmaya çalışırken, bir ya da daha fazla piyasadaki hem artan hem de a...
Beyana dayanan vergilerde kaçakçılık, ağır kusur ve kusur mahiyetindeki kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe i...
Planlama, bir sosyal medya yönetim platformu veya başka bir yayınlama aracı kullanarak sosyal medya güncellemelerini ve içeriğini önceden pl...
Bazı sosyal eleştirmenlerin, bazı üreticilerin ürünlerini kısa bir süre dayanacak şekilde tasarladıklarını, böylece müşterilerin onları tekr...
Planlı eskitme (Artificial pbsolescence): Tüketicileri bir sonraki nesil ürün veya hizmeti satın almaya teşvik eden bir teknik. Mevcut ürünü...
Plansız satın alma davranışı [unplanned buying behaviour] Tüketicinin pek çok kez ısrarlı ve kararlı bir satın alma arzusu içinde çok fazla ...
PMI Endeksi, şirketlerin satın alma yöneticilerinin, mal ve hizmet satın alma eğilimlerini gösteren anketlere dayalı bir endekstir. Bu endek...
Özellikle cinsiyet, din ve ırk gibi hassas konularda suç işlemekten kasıtlı olarak kaçınan dil veya davranış...
Politik pazarlama [political communication] Kişilerin sosyal ve politik olaylara yaklaşım derecesine göre gruplandırılmalarını sağlar. Örneğ...
Çok noktalı bir bağlantıda veya noktadan noktaya bağlantıda, veri istasyonlarının birer birer iletilmek üzere davet edildiği süreç. 2. Çekiş...
Bir aristokrat, kurum veya benzerleri tarafından görevlendirilip desteklenmek yerine, “pazarın kültürü” olarak tanımlanabilen ve bu nedenle ...
Ortak kişiyi savunan, siyasi sol ve sağ unsurları birleştiren, büyük ticari ve finansal çıkarlara karşı çıkan, ancak aynı zamanda yerleşik i...
Harvard Üniversitesi Ekonomi ve Yönetim Bilimleri profesörü ve Strateji ve Rekabetçilik Enstitüsü Başkanı Michael Porter, (1947) beş güç pre...
Yatırım yapmak ve kazanç sağlamak amacıyla elde tutulan nakit para, döviz, altın, tahvil, hisse senedi, mevduat ve bono gibi yatırım araçlar...
Portföy yatırımları (Portfolio investment): Menkul değerlere yapılan yatırımlar olarak tanımlanabilecek portföy yatırımları, genellikle hiss...
Ana faaliyet konusu fonların kurulması ve yönetimi olan ve anonim ortaklık şeklinde kurulan sermaye piyasası ku-rumlarıdır....
İnsanlığı doğal türler arasındaki yerine yeniden tahsis etmeyi ve onu ayrıcalıklı konumundan indirmeyi amaçlayan seküler felsefe. Bu iddiaya...
Otizm, üç yaşından önce başlayan ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol aça...
ABD ve Kanada dışındaki ülkelerde iletişim ortak taşıyıcı hizmetleri sağlayan, genellikle bir devlet dairesi olan bir kuruluş. PTT örnekleri...
Seçilen katılımcılara posta yoluyla anketlerin gönderildiği bir araştırma tekniği. Posta araştırmalarına verilen yanıtın gönderilen sayılarl...
Poster [poster] Afiş, bir ürünün, bir hizmetin ya da kampanyanın ifşa edilmesi amacıyla hazırlanır. Avrupa’da ilk olarak on yedinci yüzyıla ...
Postmodern pazarlama [postmodern marketing] Mükemmellik yerine sıra dışılığı öneren, ortak dili olmayan, her şeyin kullanımına hoş bakan ve ...
Genellikle postmodernizmin eşanlamlısıdır, ancak bazen postmodern hareketin sanatsal veya felsefi yönlerinden ziyade dünyanın durumuna atıft...
Felsefe ve sanatta geleneksel anlatı ve estetik yapıları reddeden hareket. Bu terim, 1970'lerin başında mimarlar tarafından, modernist Bauha...
Psikanalist Jacques Lacan ve filozof Jacques Derrida tarafından başlatılan ikili karşıtlık gibi temel yapısalcı teorilere meydan okuyan göst...
Potansiyel pazar [potential market] Belirli (spesifik) tüketici gruplarının, belirli bir endüstri pazarlama faaliyeti düzeyinde, belirli bir...
Pozisyon fazlası (Long position): Döviz, menkul kıymet veya herhangi bir finansal araçta sahip olunan net fazla pozisyonu ifade eder. Örneği...
Pozitif ekonomi, ekonomi çalışmalarında nesnel analiz kullanır. Çoğu ekonomist, geleceğe yönelik tahminlerinin temelini oluşturmak için beli...
Kendini ampirik gerçeklerle sınırlayan, bilimin başarılarını vurgulayan felsefi bir sistem...
Bir şirketin yönetim kadrosu tarafından giderek daha verimli bir performans sağlamak için yönetim denetimlerinin ve tekniklerinin uygulanmas...
Prestij fiyatlandırma (Prestige pricing): Müşterilerin düşük olduğunu düşündükleri fiyatlarda satılan malları ve hizmetleri satın almayacakl...
Prestij fiyatları [prestige price] Tüketicilerin çoğu, yüksek nitelikli ve tanınmış markalı ürünlerin fiyatlarının da yüksek olacağı kanısın...
Prestij Politikası (prestige policy): Statu quo veya emperyalizmin amaçlarına ulaşmak için kullanılan araç, politika. Devletlerarası prestij...
Şirketin itibarını artırmak için yüksek kaliteli dergilerde veya medya programlarında reklam vermek...
Temel işlevleri yerine getiremese de nasıl yerine getirebileceğini anlatmak için hazırlanan genellikle görsellerden oluşan öncül prototiptir...
Müşteri sadakatinin yüksek olduğu, satışlarının veya pazar payının fiyat değişikliklerinden etkilenmediği bir ürünün konumu; özellikle bir f...
Prim Politikası (premium policy): Siyaset alanında prim politikası deyimi, tavizci (ödüncü) bir tutum izleyerek ve bazı çıkar hesaplarına da...
Tek bir ürünün mucitleri, genellikle bu ürünü toplu tüccarlara satarken çok fazla şansa sahip olmayacaklar, çünkü kitlesel tüccarlar, güveni...
Profesyonel hizmetler, alıcıya ücretsiz olarak gönüllü olarak dağıtılır. Pro bono hizmet sağlayıcısı, genellikle hizmeti karşılayamayan bir ...
Proaktif halkla ilişkiler [proactive public relations] Bir işletmenin pazarlama amaçları tarafından yönetilmesidir. Defansif olmaktan çok of...
Proaktif Strateji (Proactive strategy): Bir ürün geliştirmek için uygun fırsatları araştırmak amacıyla büyük kaynakların ayrıldığı iddialı y...
Bir sorunun kaynağını belirleme süreci; örneğin, bir program bileşeni, makine arızası, telekomünikasyon tesisleri, kullanıcı veya yüklenici ...
Bir süre kendi işine sahip olduktan sonra onu nasıl yöneteceğini biliyorsun. Muhtemelen telefonlara cevap vermekten bir genel müdür tutmaya ...
Profesyonel işveren örgütleri (aynı zamanda çalışan kiralama şirketleri olarak da bilinir), birkaç şirketin çalışanlarını tek bir büyük havu...
Bir Programlama Dili (APL) ilk olarak Kenneth E. Iverson tarafından aynı adlı 1962 tarihli bir kitapta tanımlanmıştır. APL, matematiksel not...
Proje Bazlı Teşvik Sistemi (Süper Teşvik): 2016/9495 sayılı Yatırımlara Proje Bazlı Devlet Yardımı Verilmesine İlişkin Karar ile yürürlüğe g...
Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen belirli bir destek programı kapsamında, nitelikleri net bir şekilde belirlen-miş olan potansiyel başvur...
Hızlı tüketiciyi veya bir ürünün veya hizmetin alım satımını teşvik etmek için tasarlanmış reklam ve diğer satış sunumları. Herhangi bir pro...
Ayrıca pazarlama iletişimi karışımı olarak da adlandırılır. Bireysel pazarlama kampanyalarının ihtiyaçlarını karşılamak için karıştırılan ve...
Bir reklam kampanyasının parçası olarak verilen tişörtler, kupalar, kalemler veya kartlar gibi özel ürünler...
Bir ürün ya da hizmetin girişimci dışında da yararlanıcılarının bulunduğunu ve potansiyel bir pazara sahip olduğunu gösterebilmektir. Kavram...
İnsanları geçerliliğine ikna etmek veya ikna etmek için ideolojileri veya fikirleri yaymak için kullanılan materyaller, stratejiler vb...
Öncelikle Noam Chomsky ile ilişkili olan medya ve kitle iletişim modeli, medyanın finansmanını ve sahipliğini kontrol edenlerin medyanın hab...
Bir programlama dilinde, resmi parametrelere sahip olan veya olmayan, yürütülmesi bir prosedür çağrısı aracılığıyla başlatılan bir blok. 2. ...
Protokol (protocol): Başlıcı iki anlamda kullanılır. a)Siyasal hayatta, özellikle de diplomaside tören, konferans vb. durumlarda uygul...
Bir kelime kullanıldığında çoğu insanın zihinlerinde ürettiği kavramın, bir kategorinin en yaygın, temel veya prototip örneği olduğunu iddia...
Başka bir sunucuya yönelik istekleri alan ve istenen hizmeti almak için müşteri adına (istemcinin proxy'si olarak) hareket eden bir sunucu. ...
Psikografik bölümlendirme (Psychographic segmentation): Tüketicilerin yaşam tarzı kategorilerine, aktivitelerine, ilgi alanlarına ve fikirle...
Psikografik hedefleme [psychographic targeting] Tüketici segmentasyonunda kullanılan özel bir sınıflamadır. En fazla kullanılan üç psikograf...
Psikolojik dürtüler [psychological drives] Müşterilerin ürün ya da hizmetler üzerinden sağladığı her türlü tatminle ilgili olan ihtiyaçlardı...
Psikolojik fayda [psychic income] Satın alma sonrasında tüketici rasyonalizasyonunun önemli bir parçası olup, bir ürün veya hizmet satın alm...
Psikolojik fiyat [psychological price] Bu politika tüketicilerin psikolojik durumlarını göz önünde tutar ve kimi deneyler ya da incelemeler ...
Psikolojik fiyatlandırma (Psychological pricing): Bir fiyatın müşteriye daha çekici gelmesi için uygulanan bazı taktiklerdir....
Psikolojik ihtiyaçlar [psychological needs] Müşterilerin ürün ya da hizmetler üzerinden sağladığı her türlü tatminle ilgili olan ihtiyaçlard...
Psikolojik model [psychological model] Tüketici davranışları konusunda bir modeldir. Buna göre, insanın kişilik özellikleri, davranışlarını ...
Belirli durum ve koşullarda bir katılımcının tutum ve davranışlarını değerlendirme teknikleri. Standart psikometrik testler, katılımcıların ...
Bilgisayar güvenliğinde, şifreleme ve şifre çözme için ortak anahtarların ve özel anahtarların kullanıldığı kriptografi....